KUTSAL RUH

Bugün size Kutsal Ruh’tan söz edeceğim. Eğer kutsal kitabı okuyorsanız, elinizde kutsal kitap varsa, Tanrı’nın ruhundan bahsedildiğini okumuşsunuzdur. Tanrı, kutsal kitapta açıkça Tanrı’nın ruhuna, Kutsal Ruh’a ilişkin birçok şeyden söz eder. Daha kutsal kitabın en başında onu görüyoruz. Tevrat’ın en başında, Yaratılış Kitabı’nın 1. bölüm 2. ayetinde Tanrı’nın ruhunun karanlığın üzerinde hareket ettiğini, dalgalandığını yazar.

Tanrı’nın ruhu, dünya yaratılırken etkindir. Dünya henüz canlanmamışken, üzerinde yaşam yokken, Tanrı’nın ruhu o karanlığın üzerinde akıyordu. Bu akış hali, hareket etme hali, karanlığın içindeki şiddete, şimşeklere, yıldırımlara, hayata karşı olan her şeye Tanrı’nın cevabıdır. Tanrı, yaşam veren ruhuyla dünyanın üzerinde hareket eder.

“Ruh” sözcüğünün İbranice’deki özelliğinden de bahsetmek gerekir. Ruh kelimesi, hem “ruh” hem “nefes” hem de “rüzgâr” anlamına gelir. Tanrı, Âdem’i yaratırken onu balçıktan şekillendirdi. Yine Yaratılış Kitabı’nın 2. bölümünde bunu görüyoruz. Tanrı, Âdem’i balçıktan şekillendirdi. Tabii ki, burada hareketleri yapıyorum ama Tanrı, elleriyle değil, sadece “ol” diyerek yaratıyordu. Âdem’i de öyle yarattı ve onun üzerine ruhunu, soluğunu üfledi. Tanrı, Âdem’e bu şekilde can verdi.

Tanrı’nın ruhu, ilk atamız Âdem’i canlandırdı. Onu gerçekten insan haline getirdi. Eğer Tanrı’nın ruhu hayatınızda olmazsa, aslında tam insan sayılmazsınız. Tanrı bizi canlandırmasaydı, sadece balçıktan ibaret kalacaktık. Yaşam veren ruhtur bu.

Sonra birçok peygamberin hayatında Tanrı’nın ruhunu görüyoruz. Peygamberlerin ve İsrail’in liderlerinin hayatında Tanrı’nın ruhu etkindi. Musa, Tanrı’nın ruhuyla hareket ediyordu ve kararlar veriyordu. Tanrı’nın ilk tapınağı yapılırken, Buluşma Çadırı’ndaki görevlerin üzerine Tanrı’nın ruhu geldi. Ve onlar, yaptıkları işi Tanrı’ya yaraşır şekilde yapabilmek için ruhun yardımını aldılar.

Ruh, yaratıcıdır, canlılık verir, insanların hayatlarını değiştirir. Şimşon, Tanrı’nın ruhuyla İsrail’i kurtarmak için harekete geçti. İsrail’in önemli bir kahramanıydı ama düşmanlarını yenebilmesi için Tanrı’nın ruhu onda etkindi. Davut’un hayatında da Tanrı’nın ruhu etkindi. Eski Antlaşma’da, 1. Samuel 16:13’te şöyle yazıyor:

“Samuel, yağ dolu boynuzu alıp kardeşlerinin önünde çocuğu meshetti. O günden itibaren Rab’bin ruhu Davut’un üzerine güçlü bir biçimde indi.”

Rab’bin peygamberi, küçük bir çocuğun önüne geliyor. Tanrı, o çocuğu seçtiği için peygamber onun yanına geliyor ve onun üzerine boynuzdan yağı boşaltıyor. Onu peygamber ve kral olarak görevlendiriyor. Tanrı’nın ruhu, o çocuğun üzerine geliyor. O andan itibaren Davut, Tanrı’nın ruhuyla yönlendirilerek görevini yerine getiriyor.

Ruh’tan söz ettiğimizde bazen insanların aklına farklı şeyler gelebiliyor. Yıllar önce, 10-15 yıl kadar önceydi, bir çocuk kampındaydım. Çocuklarla beraber akşamları kamp ateşi yakıyorduk. Kamp ateşinin çevresinde oturup şarkılar söylüyorduk. Burası bir göl kıyısındaydı. Gölde de insanlar dolaşıyor, akşam lambaları yakmışlar, balık avlıyorlardı.

Biz şarkılar söylüyoruz, ateşin çevresinde toplanmışız ve ilahiler söylüyoruz. “Ey Kutsal Ruh, gel, ateşinle gel,” diyoruz. İnsanlar tekneleriyle yanaştılar, yanımıza geldiler. Sordular: “Beyefendi, siz ateşe mi tapıyorsunuz? ‘Kutsal Ruh, gel,’ diye çağırıyorsunuz. Ruh mu çağırıyorsunuz?” Bizim yaptıklarımızı, ibadet biçimimizi tanımıyorlar, bilmiyorlar. Bilinmeyen şey insanları ya korkutur ya da yadırgatır. Onlar da yadırgadılar.

Ama Tanrı’nın varlığını hissettiğimiz şeylerden biri, onun arıtan bir şekilde, ateşiyle üzerimize geldiğini görmektir. Tabii ki Hristiyanlar ateşe tapmıyor. Ama Tanrı’nın Ruhunun bizim günahlarımızı temizlemek için hayatımıza gelmesini istiyoruz. Tanrı gelsin istiyoruz yani. Tanrı’nın Ruhu, Tanrı’dır. Ve bizim hayatımıza gelsin, biz de kendisine yakışmayan ne varsa onları temizlesin, arıtsın istiyoruz. O yüzden bir kuyumcunun altını arıtır gibi, ateşte ısıtmasına benzetiyoruz onu. Tanrı’nın Kutsal Ruhu da bizi arıtmak için ateşiyle gelip bazen sıkıntılar içerisinde, bazen tapınırken, ibadet sırasında bizim hayatımızı arıtmasını bekliyoruz.

Kutsal Ruhu neye benzetebiliriz? Az önce söylediğim gibi, onu tarif ederken sözcüğün kökeninden hareketle ruh, nefes ve rüzgâra benzetiliyor. Ama İsa’nın yaptığı benzetme ilginçtir. Yuhanna 3. bölümde, İsa 8. ayette Tanrı’nın Kutsal Ruhunu rüzgâra benzetirken şöyle açıklıyor:

“Yel dilediği yerde eser, sesini işitirsin ama nereden gelip nereye gittiğini bilemezsin. Ruh’tan doğan herkes de böyledir.”

İsa, Tanrı’nın Kutsal Ruhunu rüzgâra benzetirken, o ruhla dolu, Tanrı’nın Ruhu tarafından yönlendirilen insanları da rüzgâra benzetiyor. Ruhla dolu olan insanlar da yel gibidir; nereden gelip nereye gittiklerini bilemezsiniz. Ama Tanrı, imanlıları, kendisine iman eden insanları özel bir şekilde ruhuyla bereketler, doldurur.

Kutsal Ruh için başka ifadeler de kullanılıyor. İncil’de özellikle Yuhanna kitapçığında, Kutsal Ruh hakkında “Yardımcı”, “Gerçeğin Ruhu” denildiğini de biliyoruz. İsterseniz Yuhanna 14. bölüme şöyle bakalım. Yuhanna 14. bölüm 16. ve 17. ayetlerde şöyle diyor:

“Ben de Babadan dileyeceğim, O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhunu verecek. Dünya onu kabul edemez. Çünkü onu ne görür ne de tanır. Siz onu tanıyorsunuz. Çünkü o aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.”

Tanrı’nın Ruhunu anlatıyor. Kutsal Ruh bizim içimizde yaşayacaktır. Aramızda bulunuyor ve Hristiyanların, imanlıların arasında Tanrı’nın Ruhu etkin olduğu zaman, onun hareket ettiğini, etkin olduğunu, bizi değiştirdiğini, dönüştürdüğünü anlarız. Tanrı’nın Ruhunun varlığını hissederiz. Çünkü onu tanıyoruz. Çünkü iman ettiğimiz andan itibaren Tanrı’nın Ruhu bizim içimizde yaşıyor.

Bir Hristiyan, Tanrı’ya iman ettiği anda Ruhu alır. O, Gerçeğin Ruhudur. Bizi gerçeğe doğru yönlendirir. Eğer Tanrı tarafından yönlendiriliyorsak, yanlış bir yere gitmeyiz. O gerçektir çünkü. Bizim Tanrımız’da yalan yok, kandırmaca yok, değişiklik yok, döneklik yoktur. Bizim Tanrımız doğrudur. Malaki kitabında Tanrı diyor ki:

“Ben değişmem.”

Değişmeyen Tanrı’ya güvenerek ilerleriz. O, Gerçeğin Ruhudur. “Yardımcı” diyor. Yardımcıdır çünkü Tanrı’nın Ruhu yanımızda durur. Biz sıkıntıdan geçerken, zorluktan geçerken Tanrı’nın Ruhu bizi destekler. Bazen hayatımızda bir çıkmaza gireriz. Bazı işleri nasıl yapacağımızı bilemeyiz. Tanrı’nın Ruhu orada bize yardım eder. Bazı soruların cevaplarını bilemeyiz, Tanrı’nın Ruhu bize yardım eder.

Tanrı yalnızca bizi kurtarmakla kalmıyor, gündelik hayatımızda da yardımcı olması için Kutsal Ruhu da gönderiyor. Yardımcı olmasının yanı sıra, bazı çevirilerde “Tesellici” olarak da geçer Kutsal Ruh. Aynı zamanda bizim omzumuza vuran, bizi destekleyen, sıkıntı içerisinde teselli eden bir yanı da vardır Tanrı’nın Ruhunun. O içimizde yaşar. İman ettiğimiz andan beri içimizde olduğundan ötürü, onunla ilişkimiz yakın ve güçlü olur.

Onu ihmal etmediğimiz sürece ilişkimiz gerçekten ilerler. Peki, Tanrı’nın Ruhunu nasıl ihmal edebiliriz? Eğer onun sesini dinlemezsek, bizi doğru yola götürmek istediği zaman inatla ve ısrarla yanlış yola gidersek, Tanrı’nın sesini işitmeyiz. Bir zaman sonra artık onun konuşmadığını fark ederiz. Çünkü onu dinlemiyoruzdur.

Tıpkı bir insanı düşünün, konuşur, konuşur, konuşur ama dinlemezseniz artık bir zaman sonra konuşmamaya, yardım etmemeye, yol göstermemeye başlar. Çünkü siz umursamıyorsunuzdur. Ancak “Kusura bakma, ben hata yaptım, özür dilerim.” dediğinizde tekrar yardım etmeye başlar. Kutsal Ruh da öyle. Kutsal Ruh’u dinlemezseniz günah işlersiniz ve günah işlediğinizde tövbe etmeniz gerekir. Kutsal Ruh’la ilişkinizi yenilemeniz gerekir. Tanrı’nın Ruhu günahla birlikte iyi gitmez. Çünkü Tanrı günahla birlikte olmaz. Tanrı’nın Ruhu’nu dinleyerek ilerleyin.

Az önce söyledim: Bir insan Tanrı’nın kimliğine iman ederse, İsa Mesih aracılığıyla Tanrı’ya yönelirse, iman ettiği ilk anda Kutsal Ruh’u alır. Efesliler 1. bölüm, 13. ayette bundan söz ediliyor. Mühürleme diyor. Tanrı’nın Kutsal Ruh’u insanları mühürler. Bakın, hemen o ayeti okuyayım size:

“Kurtuluşunuzun müjdesini duyup ona iman ettiğinizde siz de vaat edilen Kutsal Ruh’la onda mühürlendiniz.”

Ne demek o? Ne demek Kutsal Ruh’la mühürlendiniz?

Mühür… Şimdi aklıma geldi. Bizim kilisemizde İnciller var, Kutsal Kitaplar var. Bazen insanlar karıştırıyorlar, oradan Kutsal Kitapları alıyorlar, kiliseye ait kitapları alıyorlar. O yüzden kilisemizdeki görevli arkadaşlar, kiliseye Kutsal Kitap alındığında onun üstüne mührü basıyor: “Kurtuluş Kilisesi’ne aittir.” diye.

Tanrı da kendi hayatımıza, onu aldığımızda, ona iman ettiğimizde Kutsal Ruh’la bizi mühürlüyor. Bizim içimizde Kutsal Ruh var çünkü biz Tanrı’ya aitiz. O’na da mühürlüyüz. Artık bu değişmez. Biz O’na aitiz.

Tanrı’ya iman ettiğinizde O’nunla birlikte yaşarsınız. O’nu küstürmemeye, üzmemeye dikkat etmek gerekir. Çünkü günah, az önce söylediğim gibi, Tanrı’nın Ruhu’nu üzer. Tanrı’nın Ruhu’nu üzmemek için günah işlediğimizde tövbe etmemiz ve tekrar Tanrı’ya yönelmemiz gerekir.

Az önce söyledim: “İsa Mesih’e iman edin. İsa Mesih’e iman ederseniz, o zaman Tanrı’nın Kutsal Ruh’unu alırsınız.” diye.

Ne demek İsa Mesih’e iman etmek?

Aslında önce her şey Tanrı’ya ihtiyacınız olduğunu düşünmekle başlıyor. Sizin Tanrı’ya ihtiyacınız var mı? Hayatınızda Tanrı’nın dolduracağını bildiğiniz bir yer var mı? Bir boşluk var mı?

Tanrım, ben günahlarımla baş edemiyorum. Örneğin, bu günahlarımdan kurtulabilmek için senin yardımına ihtiyacım var.

Ya da başka bir şey:

Tanrım, şöyle bir kötü alışkanlığım var. Değiştiremediğim kötü bir alışkanlığım var ve değiştirmem için bana yardım etmeni istiyorum. Lütfen yardım eder misin?

Ya da başka bir şey:

Tanrım, kendimi çok yalnız hissediyorum. Çevremde hiç kimse yok. Benimle ilgilenen, beni seven kimse yok. Bana yardım et.

Tanrı’ya ihtiyacınızı farklı şekillerde ifade edebilirsiniz. Ama Tanrı’ya bunu söylemeniz gerekir:

“Tanrım, sana ihtiyacım var. Beni içinde bulunduğum bu durumdan kurtar. Günahlarımdan kurtar.”

Türkiye’de bir problem de insanların hemen hemen hepsinin – abartmayayım – kendisini günahsız ve çok iyi sanması. “Biz çok iyiyiz, hiç günahımız yok. İyi bir insanım, idare ediyorum.”

Herkes sanırsınız sütten çıkmış ak kaşık ve hiç problemleri yok. “Günah yok bizde. Biz olsa olsa küçük kusurlarda bulunuyoruz.”

Günah ne demek? Önce ondan konuşalım.

Tanrı’ya ihtiyaç duymanız gerektiğinden söz ettim. Ama aynı zamanda günahtan da söz etmem lazım.

Günah, Tanrı’nın hoşuna gitmeyecek herhangi bir şeydir. Bazen düşüncelerimizde Tanrı’yı hoşnut etmeyecek şeyler olabiliyor. Bazen ağzımızdan çıkan bir sövgü, bir hakaret ya da kıskançlık dolu bir söz olabiliyor.

Ya da eylemlerimizde yanlış bir şey yapıyoruz.

Düşünceyle, dille ya da eylemle Tanrı’ya yakışmayan her şey günahtır ve bizi tamamen Tanrı’dan uzaklaştırır.

O yüzden Tanrı’yı hissetmiyorsunuz. O yüzden insanlar Tanrı’nın olmadığını düşünüyorlar. Çünkü Tanrı’yla aralarında ciddi bir günah sorunu var.

Tanrı’nın varlığını hissetmiyorlar çünkü günahın içinde yaşıyorlar.

O günahın içinden çıkabilmek için o çaresizliği fark etmek ve “Tanrım, sana ihtiyacım var, bu günahın içinden beni çıkar.” demek lazım.

Kutsal Ruh insanlara bu ihtiyacı hissetmelerinde yardımcı olur.

Kutsal Ruh, Yuhanna 14. bölümde söylüyor yine:

“Günah, doğruluk ve gelecek yargı konusunda suçlar.”

İnsanları günah konusunda suçlar ve insanlar günahlarından tövbe etme ihtiyacı duyarlar. Tanrı’ya yönelme ihtiyacı duyarlar.

Doğruluk konusunda suçlar, çünkü insanlar kendilerine baktıklarında Tanrı’nın önünde duramayacakları bir pozisyonda olduklarını, kirli olduklarını hissederler. Ve gelecek yargı konusunda suçlar. Öldüğünüzde nereye gideceksiniz? Bir yargıç var, adil. Sizi yargılayacak. O yargı gününde Tanrı size ne cevap verecek, ne karar verecek? Sizi nereye gönderecek? Kutsal Ruh bu konularda bizi uyarır, tövbe etmeye, Tanrı’ya dönmeye ikna etmeye çalışır. Kutsal Ruh sizin hayatınızda da etkin olmak istiyor. Eğer hayatınıza girerse radikal bir değişiklik olur, kökten bir değişiklik olur. Tümüyle hayatınız değişir.

Romalılar 10. bölüm 11. ayette şöyle yazıyor: “Kutsal Yazı, ‘Ona iman eden utandırılmayacak’ diyor.” Tanrı, sizin hayatınızı tümüyle değiştirecek ve geçmişte kalan her şeyi temizleyerek sizi kendisine yöneltecek. Utanmayacaksınız. Günahlarınız temizlendiği için artık günahlarınız yüzünden yargılanmayacaksınız. Onun suçlarını, onun cezalarını hayatınızda görmeyeceksiniz. Gelecek yargı konusunda, Tanrı’nın huzuruna çıktığınızda tövbe etmiş olarak artık yargıdan korkmanıza gerek kalmayacak. Tanrı, sizin hayatınızda olması gerekeni tam olarak yapacak.

Eğer İsa Mesih’i hayatınıza alırsanız, o zaman Kutsal Ruh geliyor dedim. İsa Mesih’in hayatında etkin olan Kutsal Ruh, sizin hayatınızda da etkin oluyor. İsa Mesih öldüğünde, onun dirilişinde etkin olan kudret Kutsal Ruh’tan geliyordu. Ve Kutsal Ruh, sizi de tamamıyla aynı güçle ayağa kaldırabilecek durumdadır. Sizin hayatınızda Tanrı’nın Kutsal Ruh’unun işleri açıkça görünebilir. O yaşam, güç ve sonsuz hayat verebilir.

Peki, şu soru geliyor aklıma: Kutsal Ruh, Tanrı’nın Ruhu sizin hayatınız için neler yapabilir? Günahla ilgili problemleriniz mi var? Ya da doğruluk konusunda sıkıntılarınız mı var? Tanrı’nın huzuruna geldiğiniz zaman Tanrı, sizin hakkınızda ne karar verecek? Ne hissediyorsunuz şimdi? Şu anda hissettiğiniz duygular, Tanrı’nın Kutsal Ruhuna verdiğiniz cevaplardır. Tanrı’nın Ruhu şu an sizin yüreğinizde etkin oluyor. Tanrı’ya ne cevap vereceksiniz?

En doğru cevap, Tanrı’ya dönmek, tövbe etmektir. “Tanrım, sana ihtiyacım var. Senin benim hayatımda yapmak istediklerini kabul ediyorum. İsa Mesih benim için öldü, bana sonsuz hayat vermek üzere ölümden dirildi,” demektir. Eğer bunu demeye hazırsanız, şimdi dua edeceğim. Benimle birlikte dua edin. Eğer hazır değilseniz, bir başka zaman edersiniz. Ama o başka zaman belki hiç gelmeyecek. En iyisi mi, siz şimdi benimle birlikte dua edin. Eğer söylediklerimi kabul ediyorsanız, benim arkamdan tekrar edin. Tanrı’ya yüreğinizi açın, Kutsal Ruh’a açın. O gelsin, sizin hayatınıza yerleşsin.

Hadi dua edelim:

“Ya Rab İsa, hayatımı sana teslim ediyorum. Sana ihtiyacım var, Tanrım. Gel ve yüreğimde etkin ol. Ben günahkârım. Günahlarımı bağışla. Doğru biri değilim. Yanlış şeyler yapıyorum ve değişmek istiyorum. Senin gibi iyi olmak istiyorum, kusursuz olmak istiyorum. Beni değiştir. Yargı gününde Tanrı’nın huzuruna çıktığımda, onun çocukları arasında olayım istiyorum. Kutsal Ruh, gel hayatıma ve beni dönüştür. Hayatımı sana açıyorum, her noktasını sana açıyorum. Gel ve bende etkin ol. İsa Mesih’in adıyla. Amin.”

Bu dua, hayat kurtaran bir duadır. Basit, kısa. Belki 30 saniye kadar sürdü, belki 40 saniye kadar sürdü. Ama insanın hayatını kökten değiştirecek bir duadır. Tanrı, sizin hayatınızda bu basit duayla büyük işler yapabilir.

Eğer şimdi benimle beraber bu duayı ettiyseniz, Tanrı’nın Ruhu sizin hayatınıza geldi ve çalışmaya başladı. Artık Tanrı’ya yaraşır bir şekilde sizi değiştirmeye başladı. Eğer benimle birlikte dua etmediyseniz… Ya bir başka programı bekleyeceksiniz ya da hiç beklemeyin. Şimdi isterseniz ekranın altında geçen o e-posta adresine bir e-posta atın. Yüreğinizden geçenleri yazın ya da telefon numarasını arayın. Orada size cevap verecek olan kişilere seslenin. Deyin ki: “Ben İsa’yı Rab ve Kurtarıcı olarak kabul etmek istiyorum. Ne yapmam gerek? Benimle birlikte dua eder misiniz?” Emin olun, size mutlaka cevap vereceklerdir. Sizi ya bir kiliseye yönlendirecekler ya da hemen orada sizinle konuşacaklardır.

Yapmanız gereken şey, yüreğinize Tanrı’yı almak ve Tanrı’yla birlikte yaşamaya karar vermek. Tanrı, size “evladım” demek istiyor. Sizi kucağına almak ve sizin onunla birlikte yaşamanızı istiyor. İman adımını siz atmalısınız. Tanrı’ya iman ettiğinizde, Tanrı sizin hayatınızda görkemli işlerini sürdürebilecek. Buna izin verirseniz, Tanrı’ya ihtiyacınız olduğunu söylerseniz…

Tanrı’nın esenliği ve sevinci sizinle olsun. Hoşça kalın.