ANNE BABA OLMAK

Tanrı, hayatımızda ürün vermemizi istiyor. Bu ürünlerin en özeli ve en değerlisi çocuklardır. Bütün anne babalar, çocuklarını yetiştirirken özen gösterir ya da özen göstermek ister. Sözde bile olsa, çocuklarının hayatlarına bir şekilde dokunmak gerektiğini bilirler. Kimileri bunu yapar, kimileri yapmaz, kimileri de yapıyormuş gibi davranır. Ancak çocuklar, Tanrı’nın bize emaneti olarak elimize verilmiş varlıklardır. Bu emanet mecazi değil, gerçek bir anlam taşır.

Tanrı çocukları bize, belirli bir süre tamamen bağımlı birer varlık olarak teslim eder. Doğduklarında hareket edemez, karar veremez, düşünemez ya da kendilerini ifade edemezler. Çaresiz ve kırılganlardır. Zamanla büyüdüklerinde, kendilerini ifade etmeye başlar ve yavaş yavaş birey olurlar. Ne istediklerini, nasıl hissettiklerini dile getirirler. Ergenliğe ulaştıklarında ise bağımsız olma arzusu taşırlar; artık aileye bağımlı değillerdir, fakat ekonomik olarak özgürlüklerini kazanmaları zaman alabilir.

18-19 yaşına geldiklerinde, genç yetişkin olarak kendi hayatlarına ilişkin kararlar vermeye başlarlar. Kanunlar karşısında da artık özgür bir bireydirler. Ancak o noktaya kadar, tamamen anne babalarının bakımına muhtaç durumdadırlar. Bebeklikten itibaren her ihtiyaçlarını anne babaları karşılar. Birçok anne baba, bebeklerinin ne zaman ne istediğini anlayana kadar epey deneyim kazanır. İlk çocuklarında, bebeğin ağlamasını anlamakta zorlanabilirler; ya karnı acıkmıştır, ya bezini değiştirmek gerekiyordur. Çocukla ilgilenirken aynı zamanda anne baba olmayı öğrenir, sabır ve fedakârlık kazanır.

Kutsal Kitap, çocukların Tanrı’nın armağanı olduğunu söyler. 127. Mezmur’da şöyle der: “Çocuklar Rabbin verdiği bir armağandır, rahmin ürünü bir ödüldür.” Tanrı, çocukları bir emanet olarak bize verir ve onlara nasıl davranacağımızı bize bırakır. Çocuklarımızı, kendi değerlerimize ve kültürümüze uygun bir şekilde yetiştirmekle yükümlüyüz. Bu sürecin bir hedefi vardır, tıpkı savaşçının elindeki oklar gibi. Çocuklarımız, geleceğe dair umutlarımızı gerçekleştirecek bireyler olarak yetişirler.

Günümüzde şehir hayatının getirdiği ekonomik zorluklar nedeniyle, ailelerin çocuk sayısı azalmıştır. Büyük şehirlerde çocuk yetiştirmenin maliyeti arttıkça, aileler daha az çocuk yapmayı tercih eder hale geldi. Ancak çocuk sayısından çok, onların ihtiyaçlarına odaklanarak kaliteli bir yetiştirme süreci oluşturmak önemlidir. Bebeklikten ergenliğe kadar her yaşta, anne babanın çocuğa farklı roller üstlenmesi ve ona uygun yaklaşımda bulunması gerekir.

Efesliler 6:4’te şöyle bir uyarı yer alır: “Ey babalar! Siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın, onları Rabbin terbiyesi ve öğüdüyle büyütün.” Genellikle, Türkiye’de çocuklardan ziyade babaların öfkesi ön plana çıkar. Oysa Kutsal Kitap, çocukları öfkelendirmememiz gerektiğini belirtir. Çocuklar kendilerini ifade ederken kısıtlanırlarsa, özgüvenleri zedelenir ve öfke birikir. Anne baba, çocuğa bu dönemde destek olup onun yeteneklerini keşfetmelidir. Eğer çocuklar, onlara değer verildiğini hissederlerse, ilişkiler daha sağlıklı gelişir.

Maalesef toplumumuzda çocuklara yeterince değer verilmez. Çocuk sahibi olduktan sonra, çoğu aile ilgiyi azaltır ve çocuklarını kendi hâllerine bırakır. Ancak çocukların gelişiminden, onların hayatlarında ilerleyecekleri yoldan, anne baba sorumludur. Çocuğunuzla yakından ilgilenin, onun bir birey olarak özelliklerini tanıyın. Sevdiği müzik, yapmak istediği spor ya da sanatsal ilgi alanlarını keşfedin. Sadece karnını doyurmak değil, onunla konuşmak, duygularını paylaşmak da önemlidir.

Ebeveynlerin, çocuklarıyla ilişkilerini geliştirirken onları kutsamaları, hayatlarının neşe, bolluk ve huzurla dolması için çaba göstermeleri gerekir. Çocuğunuzun ihtiyaçlarını öğrenmeye çalışın ve onu en iyi şekilde destekleyin. Maddi imkânlar elverişli olmayabilir ama onlara sevginizi göstermek için bu bir engel değildir. Çocuğunuza sarılın, onu sevdiğinizi dile getirin, onunla vakit geçirin. Her dönemde, çocuğunuza ilginizi belli edin.

Çocuklarınız için dua edin. Onların geleceklerinde Tanrı’nın bereketini görmeleri, doğru yollar seçmeleri için dua edin. Sevginizi onlara sözleriniz ve davranışlarınızla gösterin. Kendi çocuklarınıza sevgi göstermeniz, onlarla sağlıklı bir ilişki kurmanın temelidir. Çocuklarınıza sevgiyi gösterin ve onlara duyduğunuz sevgiyi hissettirin.

Son olarak, Tanrı’dan çocuklarınız için yardım dileyin. “Ya Rab, çocuklarımla olan ilişkilerimi bereketle. Hatalarımı düzelt, eksiklerimi sen tamamla.” Ebeveynlikte hepimizin hataları olabilir, fakat dualarımızda bu eksiklikleri Tanrı’ya emanet edebiliriz.

Tanrı sizi ve ailenizi bereketlesin; size, çocuklarınıza iyi bir gelecek sunması için yol göstersin.