İSA’NIN KARDEŞİ OLMAK

İsa mükemmel bir kardeşti. Biz onun gibi mükemmel değiliz. Aslında bizim günahlarımız var ve o günahlarla beraber yaşıyoruz. Aile içerisinde bazen ailenin karakterine uygun olmayan şeyler yapıyoruz. Ama İsa Mesih, bizim için çarmıhta öldüğünden ve bizi kutsal kıldığından dolayı, biz hâlâ ailenin bir üyesi olarak yaşayabiliriz. İsa ile birlikte yaşayabiliriz. Biz ailenin çirkin ördek yavrusu gibi, ara sıra garip ve aykırı tavırları olan bir yavrusu olabiliriz. Ama yine de Tanrı bizi dışarıya itmiyor. Hâlâ bizimle beraber yürümek istiyor. Bizi yetiştirmek, olgunlaştırmak, geliştirmek istiyor. Bizim hayatımızda ona ilişkin niteliklerin açıkça gözükmesini istiyor. O yüzden İsa bizi kutsal kıldığı ve hayatımızda kutsallığın daha yaygın bir şekilde gözükmesini sağlamak istiyor.

Sizin de hayatınızda Tanrı’ya ilişkin o güzel niteliklerin gözükmesini istemez misiniz? Eğer yüreğinizde vicdanınız varsa, isterseniz; kim istemez ki? Her birimiz isteriz. Tanrı, bizim hayatımızda açıkça çalışsın isteriz. Farklılığımıza ve eksikliğimize rağmen İsa bizden utanmıyor. Bize “kardeşlerim” diyor hâlâ. Ve onun kardeşleri olarak yaşamamızı teşvik etmek istiyor. Düştüğümüzde, yanlış yaptığımızda, bize ayağa kalkmamız için yardım ediyor. Yürümek için bize destek oluyor.

Bir başka ayete bakalım. Gene aynı bölümde, İbraniler 2. bölümde 17 ve 18. ayetler şöyle diyor: “Bunun için her yönden kardeşlerine benzemesi gerekiyordu. Öyle ki Tanrı’ya hizmetinde merhametli ve sadık bir başgâhin olup halkın günahlarını bağışlatabilsin. Çünkü kendisi denenip acı çektiği için denenenlere yardım edebilir.” İsa, kardeşleri olan bizleri iyi anlayabilmek için yeryüzüne geldi. Yeryüzünde, bizi bizimle aynı koşullarda, aynı şekilde yaşamak için geldi. Ve bizim hayatımıza ilişkin her şeyi biliyor. Bizim ne kadar zayıf bir insan olduğumuzu biliyor. Nasıl saçmalıklar yaptığımızı, nasıl yanlışlar yaptığımızı bile biliyor.

O yüzden biz günah işlediğimizde, yanlış bir şey yaptığımızda, İsa bizi anlıyor. O kendisi hiç günah işlemedi ama zayıflıklarımızı anlayabilecek nitelikteydi. Çünkü insan olduğu ve insan olarak bizim hayatımızdaki her şeyi anlayabilir. Dolayısıyla Tanrı’nın huzurunda bizim için durduğunda, merhametli ve sadık bir başgâhin olarak bilir. Bizi tanır. Yüreği son derece geniş bir merhametle doludur. Çünkü en ufak noktalara kadar bize ilişkin her türlü gerçeği bilir. Kendisi acı çekti, denendi ama günah işlemedi. Ama yine de günah işlememiş olmasına rağmen bizi anlar. Anladığı için yardım eder.

Bizim Tanrımız bizden uzak biri değil. Bizi anlayabilir. Anlayabildiği için de bize yardım edebilir. Bizi anlayabildiği için yargılayabilir, bizi anlayabildiği için sevebilir. Kafanızda nasıl bir Tanrı fikri var, bilmiyorum. Ama eğer insandan uzak, yapayalnız bir Tanrı varsa kafanızda, onu değiştirin. Çünkü Tanrı insanla birlikte yaşamak istiyor. O yüzden insanı yarattı. Yeryüzünde insanın Tanrı’yı temsil etmesi için insanı yarattı ve Tanrı insanı gayet iyi bir şekilde anlamaktadır. Anladığı için de bize merhametle, iyilikle, sadakatle davranabilmektedir. Siz de Tanrı’yla o tür bir ilişki kurmalısınız.

Eğer o tür bir ilişki kurabilirseniz, Tanrı sizin hayatınızda yapılması gereken değişiklikleri yapar. Sizin hayatınızda yardım etmesi gereken noktalara yardım edebilir. Merhametini ve sevgisini sizin hayatınızda da gösterebilir. Siz de Tanrı’nın istediklerini yerine getiren bir kişi haline gelirseniz, İsa’ya iman ederseniz, o zaman Tanrı’nın ailesinin çocuklarından biri olursunuz. Tanrı’nın sizin için istediği budur.

Bir başka ayet, İbraniler 12. bölüm 2. ayette şöyle der: “Gözümüzü, imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsa’ya dikelim. O, kendisini bekleyen sevinç uğruna, utancı hiçe sayıp çarmıhta ölüme katlandı ve Tanrı’nın tahtının sağında oturdu.” Yani kurtuluşu tam olarak sağladı. Az önce söyledim ya, ben Tanrı’yla birlikte sonsuza kadar yaşayacağımı biliyorum. Çünkü benim kurtuluşum kesindir, Tanrı beni kurtardı. Bunu sağlayan İsa’nın çarmıhtaki ölümüdür.

İsa, bizim kardeşlerimiz olmamızdan, yani bizimle özel bir aile ilişkisi olmaktan dolayı utanmıyor. Bizimle yaşamayı, bizimle aile ilişkisi içinde olmayı seçmek için çarmıhta öldü. Çarmıhta ölmek, o zaman utanç verici bir cezaydı. Ama İsa, o utanç verici cezayı bizim için kabul etti. Bizim için, o zaman insanların küçük gördüğü, hakir gördüğü, aşağıladığı cezayı kabul etti. Çarmıhta öldü ve biz, onun utancı üzerimizden almasından ötürü artık utandıracak durumda değiliz. Tanrı, bizimle birlikte adının anılmasından rahatsız olmuyor.

Utanç, şeytanın silahıdır. Sizin hayatınızda eğer utanç varsa, herhangi bir şeyden dolayı utanıyorsanız, şeytan o alanı kullanıp, o konuyu kullanarak sizin hayatınızı zehir etmeye çalışıyordur. Eğer ciddi bir utanç konusu varsa hayatınızda, Tanrı’nın huzuruna gidin ve günahınızı itiraf edin. Ona deyin ki, “Tanrım, benim hayatımda şöyle şöyle bir şey var, ben şunu yaptım, beni bağışla. Ben artık bununla utanarak eziyet çekmek istemiyorum. Artık bundan özgür kalmak istiyorum. Benim utandığım şu konu var.” Eğer bunu Tanrı’ya söyleyecek olursanız, Tanrı o utancı sizden uzaklaştıracaktır. Tanrı sizden utanmak istemiyor, Tanrı sizden utanmıyor. Siz de kendinizden utanmayın. İsa Mesih, sizi utandıran her şey için çarmıhta öldü. Size “kardeşim” diyecek kadar yaklaştı. Siz de İsa Mesih ile birlikte yaşayın.

Şeytanın eline silah vermeyin. Şeytanın eline verilebilecek en büyük silah, o utanç nedeniyle kendi içine kapanmak ve hiçbir şey yapmadan felç olmuş şekilde durmaktır; Tanrı’dan uzak durmaktır; hayatınızın gelişmesine izin vermemektir. Şeytan, o konularda sizi suçlayarak utandırmak istiyor. İsa ise suçlandığınız konuyu, o günahı, o aşağılayıcı durumu kendi üzerine aldı.

Dolayısıyla siz artık özgür bir şekilde yaşayabilirsiniz. Sorularım var: Tanrı’nın çocuğu olmak ister misiniz? Tanrı’yla birlikte yaşamak ister misiniz? Onun ailesinin bir üyesi olmak ister misiniz? İsa ne dedi? “Göklerdeki babamın isteklerini yerine getiren herkes benim kardeşim, kız kardeşim ve annemdir. Göklerdeki babanın isteklerini yerine getirin.” Ve göklerdeki babamızın, Tanrımızın en önemli isteği, İsa Mesih aracılığıyla Ona iman etmenizdir. Onun ailesine katılmak istiyor musunuz? O zaman ona iman edin. İsa’ya iman edin. İman ederek Tanrı’nın çocuğu olun. Onun ruhuyla dolan herkes Tanrı’nın oğulları olur, kızları olur. Siz de Tanrı’nın ailesine katılmak için İsa’yı hayatınıza alın. İsa’yla birlikte yaşamaya başlayın. İsa’nın anlayışına ve merhametine sığınmak ister misiniz? O zaman elinizi İsa’ya uzatın, deyin ki: “Senin yardımına ihtiyacım var. Ben bu dünyanın üzerinde tek başıma duruyorum ve çaresizim.” Hangi durumdaysanız onu söyleyin: “Utanç içerisindeyim, günah hissediyorum, her neyse. Bu kadar kötü durumdayım ve Tanrım, senin yardımına ihtiyacım var, bana yardım et.” Dediğinizde, merhametli ve sadık olan İsa sizi asla geri çevirmeyecektir. Sizin hayatınızda olabilecek her türlü iyiliği göstermeye başlayacaktır. Bunun için iman edin. İsa’yı Rabbiniz ve Kurtarıcınız olarak kabul edin. Eğer birisi, İsa’nın onun günahları için öldüğüne ve ona sonsuz hayat vermek üzere ölümden dirildiğine iman ederse, kurtulur. O gün, bugündür. Sizi iman etmeye davet ediyorum. Eğer benimle birlikte birazdan dua ederseniz, siz de Tanrı’nın ailesine katılırsınız. Onun çocuğu olarak yaşamaya devam edebilirsiniz.

Hadi dua edelim:
Ya Rabbi, senin önünde duruyorum ve sana sığınıyorum. Gel hayatıma. Bu utancı, günahı, sana uygun olmayan ne varsa, onları benden uzaklaştır. Benim için çarmıhta öldüğünü kabul ediyorum. Benim günahlarımı bağışlattın. Bana sonsuz yaşam vermek üzere ölümden dirildin. Hayatım sana aittir. Sana ihtiyacım var. Hayatıma gel, kutsal ruhunu bana ver. Beni Tanrı’nın çocuğu yap. Tanrı’nın ailesinin bir üyesi yap. Benimle ol. İsa Mesih adıyla. Amin.

Eğer bu duayı ettiyseniz, siz de bugün, şu anda itibarıyla Tanrı’nın ailesinin bir üyesi oldunuz. Eğer etmediyseniz, aslında en kısa zamanda etmenizi tavsiye ederim.