KURTULUŞ

Her gün Kutsal Kitap’ımı okumaya çalışıyorum. Tanrı’nın sözünden her gün öğreneceğim, besleneceğim bir şeyler var. Diri Tanrı, Kutsal Kitap’ından bana seslenir. Bütün insanlara seslenir. Burada okuduğum ayetler, aniden hayatımda bir şeyin anlam kazanması için jetonun düşmesini sağlar.

Geçenlerde Kutsal Kitap’ı okurken bir ayeti gördüm. Şöyle diyor: Yeşaya Peygamber’in kitabından… Milattan önce 750 yıllarında yaşamış bir peygamber bu. Ve Yeşaya Peygamber’in kitabının 45. bölüm, 22. ayetiydi. Orada şöyle yazıyor:

“Ey dünyanın dört bucağındakiler! Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.”

Bu ayeti okuduğum zaman, aslında yüreğim son derece sevinç buldu. Burada diyor ki: “Ey dünyanın dört bucağındakiler!” Sadece belli bir bölgesindekiler değil. Mesela Çorumlular değil. Ya da Japonlar değil. Ya da Amerikalılar değil.

Tanrı, dünyanın dört bir bucağındaki herkesi kastediyor. Dört bir bucağındaki insanları “Bana gelin” diye çağırıyor. Türkiye de dahil! Türkiye’nin her yerindeki insanlar; Karadeniz’deki insanlar, Artvin’dekiler, Trabzon’dakiler, Rize’dekiler, Samsun’dakiler, Giresun’dakiler, Ordu’dakiler, Gümüşhane’dekiler, Bayburt’takiler… Tanrı hepsini çağırıyor.

Yalnızca Karadeniz’dekileri değil! Şimdi 81 ilin hepsini sırayla saymayayım ama en batısından en doğusuna, en kuzeyinden en güneyine kadar herkesi Tanrı kendisine çağırıyor. Ne diyor?

“Ey dünyanın dört bucağındakiler! Bana dönün, kurtulursunuz.”

Türkiye’nin her yerindekiler için de bu, “Bana dönün, kurtulursunuz.” anlamına geliyor.

O zaman aklımıza başka sorular da geliyor: Kurtulacağınıza emin misiniz? Gerçekten bir insan, cennete gidebileceğinden emin olabilir mi?

Bazı inançlarda insanlara sorsanız, bu konuda kesin cevap veremezler. Çünkü onların inancına göre bu, Tanrı’nın keyfiliğine bağlıdır. Tanrı… istediğini cennete gönderir, istemediğini göndermez. Bu, çoğu zaman insanların günah-sevap dengesine de bağlı değildir. Tanrı’ya bağlıdır. Tanrı, istediğini cennete gönderir, istediğini göndermez.

Ama bu ayetlerde Tanrı başka bir şey söylüyor. Diyor ki:

“Ey dünyanın dört bucağındakiler! Bana gelin, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.”

Yalnızca, yalnızca gidilecek bir Tanrı vardır. Ve eğer o Tanrı’ya giderseniz… O, o kişiye giderseniz… Gidilecek tek Tanrı’ya, bir tek Tanrı’ya giderseniz, kurtulursunuz. Başka yere giderseniz, kurtulamazsınız.

Dünyanın dört bucağındaki herkes için geçerli olan bu sözler, milattan önce 8. yüzyılın ortasında, yaklaşık MÖ 750 yılında, o dönemlerde bir peygamber tarafından yazılmıştır:

“Ey dünyanın dört bucağındakiler!”

Bu nedenle biz biliyoruz ki Tanrı’nın bizi kurtaracağından eminiz. Tanrı, kendisine gelenlerin her birini kurtarır. Bizim Tanrımız yalancı değil ki! Bizim Tanrımız aciz değil ki!

Bizim Tanrımızın her şeye gücü yeter. Bizim Tanrımız kraldır! Bizim Tanrımız her şeyin üzerinde, her şeye gücü yeten kraldır.

Dolayısıyla O bir şey söyledi mi, onda değişiklik ya da dönekliklerin gölgesi olmaz. O kutsaldır, O iyidir, O adildir.

Ve bir önceki ayetle beraber okuyayım size. Diyor ki:

“Konuşun, davanızı sunun, birbirinize danışın. Bunları çok önceden duyup bildiren kim? Ben, Rab, bildirmedim mi? Benden başka Tanrı yok! Adil Tanrı ve kurtarıcı benim, yok benden başkası. Ey dünyanın dört bucağındakiler! Bana dönün, kurtulursunuz.”

Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Halleluya! Tanrı’ya övgüler olsun! Bizim Tanrımız olağanüstüdür. Ne kadar güzel!

“Benden başka Tanrı yok. Adil Tanrı ve Kurtarıcı benim, yok benden başkası.”

Bir tek Tanrı var ve O, “Bana gelin, kurtulursunuz.” diyor.

Dünyanın neresinde olursanız olun, Türkiye’nin neresinde olursanız olun, Karadeniz’in neresinde olursanız olun… Fark etmez! Tanrı, olduğunuz yerden sizi kendisine çağırıyor.

İnsan… Peki, kurtulmak için ne yapabilir?

Aslında pek bir şey yapamaz. İyilikle, sevapla insan kendisini kurtaramaz.

Genellikle aklımıza hemen bir şeyler yapmak gelir:

  • Yeteri kadar oruç tutarsam kurtulur muyum?
  • Yeteri kadar ibadet edersem kurtulur muyum?
  • Hangi duaları edersem kurtulurum?

Tanrı, herhangi bir şey yaparak kurtulmamızı istemiyor.

Bakın, size bir başka ayet okuyacağım. Tanrı’nın bizi nasıl kurtaracağını Kutsal Kitap’ta bulacağız.

İncil’in Efesliler’e Mektup bölümünün 8. ve 9. ayetlerinde şöyle diyor:

“İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.”

Tanrı insanları yalnızca imanla kurtarır. Tanrı’ya inanırsınız ve kurtulursunuz. İman edersiniz ve kurtulursunuz.

Tanrı, kurtuluşu bir armağan olarak size verir. Sevdiklerine, çocuklarına verir. Size verir.

Siz Tanrı’nın çocuğusunuz. Siz fark etmeseniz de, bilmeseniz de… Tanrı’yı reddetseniz bile…

Tanrı’ya düşman olsanız bile, Tanrı’ya isyan ediyor olsanız bile, siz Tanrı’nın çocuğusunuz ve Tanrı sizi sonsuza dek seviyor. Sonsuza dek istiyor.

Tanrı, sizin O’nunla birlikte yaşamanızı istiyor.

Çocuklarınız var mı? Onları düşünün.

Onlar her zaman sizin sözünüzü dinleyip, her zaman size itaat eden, her dediğinizde “Evet efendim, haklısınız efendim, ne isterseniz onu yaparım efendim.” diyen insanlar değiller.

Ama siz yine de çocuklarınızı seversiniz.

Siz de Tanrı’ya “Evet efendim, aman efendim.” diyenlerden değilsiniz.

Ama Tanrı yine de sizi seviyor, sizden vazgeçmiyor, umudunu kesmiyor ve sizi kendisine çağırıyor.

Tanrı, çocuklarıyla birlikte olmak istiyor. Sizinle…

Sizinle birlikte olmak istiyor.

Ve kurtuluşu size bir armağan olarak sunmak istiyor.

Ama dediğim gibi, “Bana gelin ve kurtulursunuz.” diyor Tanrı.

Başka yerlere giderseniz kurtulursunuz demiyor.

Sadece ve sadece bana gelirseniz kurtulursunuz.

Plan nedir?

  • Nasıl Tanrı’ya gideceğiz?
  • Hangi yoldan Tanrı’ya gidebiliriz?
  • Tanrı’ya gitmenin yolu nedir?

Aslında Kutsal Kitap, çok açık ve net bir şekilde bize Tanrı’ya giden yolu anlatıyor.

İsa Mesih bunu söyledi.

Bir gün, Thomas adlı öğrencilerinden biri İsa’ya sordu:

“Yolu nereden bileceğiz?”

İsa’nın cevabı şu oldu:

“Yol, gerçek ve yaşam benim. Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez.”

İsa’ya “Yolu nereden bileceğiz?” diye sordular.

Az önce size sorduğum gibi:

“Tanrı’ya giden yolu nereden bulacaksınız?”

İsa söyledi:

“Yol, gerçek ve yaşam benim.”

İncil’in Yuhanna 14. bölüm, 6. ayetinde şöyle yazıyor:

“Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gidemez.”

Baba Tanrı sizi çok seviyor, sizi kendisine istiyor.

Ama Baba Tanrı’ya gidebilmeniz için İsa Mesih’e iman etmeniz lazım.

İsa Mesih’in aracılığıyla, O’nun yoluyla gidebilirsiniz.

İsa Mesih’in yolu olmadan Tanrı’ya ulaşmak imkânsızdır.

Tanrı, sizden ayrı kalmak istemediği için İsa Mesih’i gönderdi.

Size yolu göstersin diye, sizin önünüzde kılavuz olsun diye İsa Mesih’i gönderdi.

Belki kafanız karıştı…

“Gerçeği nereden bileceğiz?” diye soruyorsunuz.

İşte, aynı ayette İsa söylüyor:

“Yol, gerçek ve yaşam benim.”

Ancak, ancak İsa Mesih’i hayatınıza alırsanız içinizde yaşam olur.

Çünkü yaşam O’dur.

Başka yok, başka Tanrı yok, başkası yok.

Sadece, sadece bir tek Tanrı var ve o Tanrı’ya giden bir tek yol var.

İsa Mesih’tir o.

Diyebilirsiniz ki:

“Yani, İncil değiştirilmiş, biz ona inanmıyoruz.”

İnsanlara Kutsal Kitap’ı okutmamak için bir sürü yalanlar söylüyorlar.

Bir sürü acayip fikirler öne sürüyorlar.

Kutsal Kitap’ın değiştirilmiş olması, İncil’in değiştirilmiş olması bunlardan biri.

Yani, nasıl bir Tanrı anlayışınız var eğer İncil’in değiştirildiğini düşünüyorsanız?

İnsanlar İncil’i değiştirecekler, içindeki anlamı bozacaklar, sayfaların yerlerini değiştirecekler…

Tamamen Tanrı’dan uzak bir hâle getirecekler ve Tanrı hiçbir şey yapamadan, elleri kolları bağlı bir şekilde duracak…

Böyle bir Tanrı olur mu?

Tanrı mı?

Milyonlarca, milyarlarca insan bu kitaba inanıyor.

Diyelim ki bu kitap değiştirilmiş…

Ve Tanrı… Hiçbir şey yapmıyor mu?

Milyarlarca insan, eğer bu kitap değiştirilmişse, cehenneme gidecek…

Öyle diyor bazıları.

Tanrı hiçbir şey yapmıyor…

Öyle bir Tanrı olabilir mi?

Öyle bir Tanrı adil olabilir mi?

Öyle bir Tanrı sevgi dolu olabilir mi?

Öyle bir Tanrı merhametli olabilir mi?

Bizim Tanrımız adil, sevgi dolu ve merhametlidir.

Bizim Tanrımız, her şeye gücü yeten Tanrı’dır ve kendi kitabı İncil’i korur.

Ona gücü yeter.

O, mesajını koruyabilecek güçtedir.

Ve bizim Tanrımız diyor ki:

“Bir tek Tanrı var ve O’nun yolu, bana ulaşmanın yolu İsa Mesih’tir.”

“Yol, gerçek ve yaşam O’dur.”

İncil’in bir başka yerinde, Elçilerin İşleri 4. bölüm, 12. ayette şöyle diyor:

“Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtaracak başka hiçbir ad yoktur.”

İsa Mesih’in adını anmalarını yasaklamaya çalışıyorlar.

Öğrenciler mahkemenin huzurunda, Petrus ile Yuhanna ve o mahkeme diyor ki:

“Hayır, İsa’nın adından söz etmeyeceksiniz.”

İsa öldürüldükten hemen sonra oluyor bu.

“Hayır, İsa’nın adından söz etmeyeceksiniz!”

Onlar da diyorlar ki:

“İsa’dan söz etmezsek biz neden söz edeceğiz? Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Yalnızca, yalnızca İsa Mesih’te kurtuluş vardır. Çünkü yol, gerçek ve yaşam O’dur. Baba Tanrı’ya giden tek yol O’dur. Başka yol yok. Başka Tanrı yok. Başka kurtaracak ad yok. Yalnızca, yalnızca İsa Mesih!”

Tanrı, insanları kurtarmak için kendi planını açıkladı.

Tekrar Yuhanna’ya dönecek olursak, Yuhanna 3. bölüm 16. ayette şöyle diyor:

Eğer benim programlarımı izliyorsanız, bu ayeti çok kullandığımı bilirsiniz.

Orada şöyle diyor:

“Çünkü Tanrı, dünyayı o kadar çok sevdi ki biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.”

Tanrı, herkesin sonsuz yaşama kavuşmasını istiyor.

İnsanları kendisine çağırmak istiyor.

Sizi kendisine çağırmak istiyor.

Ve siz mahvolmayın diye İsa Mesih’i gönderdi.

İsa Mesih, sizin yerinize çarmıhta mahvoldu.

Öldü, acı çekti.

Siz acı çekmeyin diye.

Ve bu nedenle eğer…

İsa Mesih’in yaptıklarına iman ederseniz,

İsa Mesih’in sizin günahlarınız için ödediği bedele iman ederseniz,

O’nun yoluyla Tanrı’ya gidebilirsiniz.

Başka yol yok.

Yalnızca İsa Mesih.

Yalnızca İsa Mesih.

Tanrı sizi seviyor.

İsa Mesih’i o yüzden gönderdi.

Bir başka ayette, iman etmeme çok etkisi olan bir ayet, Romalılar 5. bölüm 8. ayette şöyle diyor:

“Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken Mesih bizim için öldü.”

Siz iyi olduğunuz için değil, çok layık olduğunuz için değil, dünyada sizin eşiniz benzeriniz olmadığı için değil…

Öyledir, eşiniz benzeriniz yok.

Ama ondan değil.

Tanrı sizi sevdiği için İsa Mesih sizin uğrunuza öldü.

Tanrı sizi seviyor.

Bunun için atması gereken en önemli adımı attı: İsa’yı yeryüzüne gönderdi ve sizi kendisine çağırıyor.

İsa’ya yönelin, ona gidin ve kurtulursunuz.

Başka yol yok.

“Hristiyanlık bize yabancı bir inanç, bize uymaz.” demeyin.

Aslında Hristiyanlık bu toprakların inancıdır.

Anadolu’da yeşerdi, gelişti.

Hristiyanlara “Hristiyan” adını bile ilk kez Anadolu’da, bu topraklarda, Antakya’da taktılar.

Daha önce “Hristiyan” denmiyordu.

Hristiyan, “Mesihçi” demektir.

Tanrı tektir ve O’nun vaadi şudur: Eğer insanlar İsa Mesih’i izlerse kurtulacaklar.

Yuhanna 10. bölüm 9. ayette şöyle diyor:

“Kapı benim.”

İsa konuşuyor:

“Kapı benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur; girer, çıkar ve otlak bulur.”

Kapı benim.

Bir kimse benim aracılığımla girerse kurtulur.

İsa Mesih sizi o kapıdan geçmeye çağırıyor.

Tanrı’ya ulaşmak için bir tek kapı var.

İsa, onu söylüyor.

“Kapı benim.”

O kapıdan girerseniz otlak bulursunuz.

Siz, Tanrı’nın kuzuları gibisiniz.

Tanrı’nın kuzusu olarak beslenmeniz ve yaşam bulmanız, Tanrı’nın dileğidir.

O yüzden İsa Mesih sizin için çarmıhta öldü.

Yani bu yeni bir fikir değil. Hristiyanlığın en başından beri herkese anlatılıyor, defalarca anlatılıyor.

İncil’de de aynı şeyler yazıldı.

1. Korintliler 15. bölüm, 3. ve 4. ayette şöyle diyor:

“Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim. Kutsal Yazılar uyarınca Mesih, günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi.”

Müjde budur.

İsa sizin için öldü ve ölümden dirildi.

Eğer buna iman ederseniz, kurtulursunuz.

Aynen öyle diyor.

Yani benim sözüm değil.

Romalılar 10. bölümde bakın:

“İşte duyurduğumuz iman sözü şudur: İsa’nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söyler ve Tanrı’nın onu ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın. Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.”

Eğer İsa’nın Rab olduğunu ağzınızla açıklarsanız, onun sizin günahlarınız için öldüğüne iman ederseniz…

İsa Mesih, size sonsuz hayat vermek üzere üçüncü gün ölümden dirildi.

O, Efendimiz, Kralımız, Rabbimizdir.

Buna iman edin.

Tanrı sizi utandırmayacaktır.

Peki, “İsa’nın sağladığı kurtuluşa nasıl inanacağım?” derseniz…

“Onun bizi kurtaracağına nasıl inanayım?” diye sorarsanız…

Aslında bunun da kanıtı var.

Şimdi, dünyada bir sürü kurtarıcı var.

Her on yılda bir yeni bir din çıkıyor.

İnsanlar, en iyi kurtarıcının kendileri olduğunu söylüyorlar.

En yeni peygamberin kendileri olduğunu iddia ediyorlar.

Geçtiğimiz elli yıl içinde, benim bildiğim dört-beş tane “peygamber” çıktı.

Sözde sahte peygamberler, kendilerinin peygamber olduğunu ifade ediyorlar.

Her zaman “En son peygamber benim.” diye söylüyor insanlar.

“Tanrı’dan yeni bir vahiy getirdim.” diyorlar.

Dünyanın farklı yerlerinde; Amerika’dan, İsrail’den, Hindistan’dan çıkıyorlar. İnsanlar sürekli yeni bir şey sunduklarını iddia ediyorlar.

Peki, İsa Mesih’in gerçekten kurtarıcı olduğunu nereden bileceğim?

Böyle sorabilirsiniz, hakkınızdır.

Bütün peygamberler ölüyor, onları mezarlara koyuyorlar. Orada, peygamberler toprağa karışıyorlar.

Topraktan geldik, hepimiz toprak olacağız.

Ama İsa Mesih topraktan gelmedi.

İsa Mesih, Tanrı tarafından gönderildi.

Tanrı, İsa’yı yeryüzüne gönderdi.

İsa yeryüzünde yaşadı.

Onu öldürdüler.

Herkes gibi mezara koydular.

Ama herkes mezarda yok olurken, toprağa karışırken İsa Mesih üçüncü gün ölümden dirildi.

Ve Tanrı, İsa’nın söylediklerinin, onun peygamberliğinin, onun kurtarıcılığının, onun Rab’liğinin doğru olduğunu, İsa’yı dirilterek kanıtladı.

Eğer siz de İsa Mesih’i Rabbiniz ve Kurtarıcınız olarak kabul ederseniz, siz de kurtulacaksınız.

Tanrı’nın kanıtladığı kurtuluşu elde edeceksiniz.

Tanrı, İsa’nın kimliğini kanıtladı.

Başka yol yok.

Başka kurtarıcı yok.

Başka Rab yok.

Eğer kurtuluşu arıyorsanız, İsa’da bulabilirsiniz.

Tekrar, ilk başladığım ayetleri size okumak istiyorum.

İnanılmaz güzel ayetler.

Yeşaya 45. bölüm, 21 ve 22. ayetler:

  1. ayetin ortasından okuyorum:

“Ben Rab, bildirmedim mi? Benden başka Tanrı yok. Adil Tanrı ve Kurtarıcı benim. Yok, benden başkası! Ey dünyanın dört bucağındakiler! Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.”

Başka bir kurtuluş şansı yok.

Tanrı’ya dönün.

Tanrı’yla birlikte yaşayın.

Şimdi, şimdi bir karar vermeniz lazım.

İsa’yı hayatınıza Rab ve Kurtarıcı olarak alacak mısınız?

Eğer “Evet” derseniz, dua edeceğim; siz de benimle birlikte dua edin.

İsa’yı hayatınıza alın.

Söylediklerime inanıyorsanız, İsa’ya iman ettiyseniz, benim arkamdan tekrar edin:

“Yâ Rab İsa, sana inanıyorum.
Benim Kurtarıcım, Rabbim sensin.
Benim günahlarım için çarmıhta öldün.
Bana sonsuz hayat vermek üzere ölümden dirildin.
Sana ihtiyacım var.
Gel, hayatımda benimle birlikte ol.
Baba Tanrı’ya gidebilmek için benim yolum ol, yoldaşım ol.
Sana sığınıyorum.
İsa Mesih’in adıyla.
Amin.”

Rab’bin şu andan itibaren hayatınızda çalıştığına eminim.

Kurtarıcı olarak Rab’bi hayatınıza alın.

Ona ihtiyacınız var.

İsa size yabancı biri değil.

İsa, Orta Doğu’nun insanı.

Bizim memleketimizin çok yakınlarında yaşamış biri.

İsa’yı izleyenler, yabancı bir inancın, yabancı bir dinin peşinden gitmiyorlar.

İsa’yı izleyenler, Tanrı’nın peşinden gidiyorlar.

Tanrı sizi de kendisine çağırıyor.

Sizinle beraber yaşamak istiyor.

Üç gün, beş gün değil, on yıl değil, beş yıl değil.

İsa sizinle sonsuza dek yaşamak istiyor.

Tanrı, sizinle sonsuza dek birlikte olmak istiyor.

İsa’yı hayatınıza alın.

Eğer O sizin hayatınızda bulunursa, o zaman hayatınız değişecektir.

Tanrı, sizi içinde bulunduğunuz acılardan, dertlerden, belalardan kurtaracaktır.

Şimdi sizin için dua etmek istiyorum.

Eğer bir hastalığınız varsa, Rab’bi İsa Mesih şimdi size dokunsun ve şifa versin.

Ya Rab, şimdi bu televizyonu izleyen hanımlara dokun.
Özellikle onlardan kadınlık sorunlarıyla ilgili olarak hasta olanlara dokun.
Rab, şifa ver diye dua ediyorum.
Şifa ver, elini uzat ve onlara şifa ver.
İyileştiğinizde bunu çevrenizdeki insanlara da söyleyin: “İsa bana şifa verdi.”
Eğer bugün bu hastalıktan doğruyu şifa alanlar varsa, bize yazın.
Biz sizinle beraber sevinci paylaşmak isteriz.
Tanrınız, sizin hayatınızda yaptığı şeyleri görmek isteriz.
Tanıklığınızı dinlemek isteriz.
Ne yapmış Tanrı sizin hayatınızda diye.
O yüzden bize e-mail yazabilirsiniz, telefon edebilirsiniz.
“Tanrı bana şunları yaptı.” diyebilirsiniz.
Eğer başka sorularınız varsa, Kutsal Kitap’a ilişkin ya da bu anlattığım konuşmaya ilişkin başka sorularınız varsa, onları da yazın.
Size cevap vermekten memnun oluruz.
Bir sonraki programda görüşünceye kadar Tanrı’nın iyiliği, güzelliği, sevinci sizinle birlikte olsun.
Bugün kurtuluş hakkında konuştuk.
Tanrı’nın insanlara kurtuluşu nasıl sağladığı üzerine.
Ve bu kurtuluşa sizin hazır olup olmadığınızı sorma sırası geldi.
Hazır mısınız?
Yüreğinizi Tanrı’nın sağladığı kurtuluşa açmaya hazır mısınız?
Eğer öyleyse, az önce konuştuğumuz şeyleri tekrar düşünün ve gereken adımları atın.
Tekrar görüşene kadar Tanrı’nın esenliği ve sevinci sizinle olsun.
Hoşça kalın.